Sosyoloji

Felsefe Grubu

Sesli anlatım

Bu konunun seslendirmesi hazırlanıyor. Hazır olduğunda buradan dinleyebileceksin.

"Gençler eskisi kadar saygılı değil" cümlesi bir kanıdır. Sosyolog bu cümleye "hangi veriye göre, hangi ölçütle, kimler arasında?" diye karşılık verir. Sosyoloji, toplumsal olguları kanıya değil gözleme ve sistemli veriye dayanarak inceler. AYT'de altı ünite hâlinde sorulur: sosyolojiye giriş, birey ve toplum, toplumsal yapı, toplumsal değişme ve gelişme, toplum ve kültür, toplumsal kurumlar. 2026 sınavında bu konudan üç soru geldi: bir sosyal medya parçasından toplumsal çözülme ya da bütünleşme yargısı, popüler kültür parçasından kültürel kavramı bulma ve bir roman parçasından statü kavramı.

Sosyolojiye giriş

"Sosyoloji" terimini 1838'de Auguste Comte ortaya attı. Comte, insanlığın düşünce biçiminin teolojik, metafizik ve pozitif olmak üzere üç evreden geçtiğini öne sürer; toplumu da pozitif evrede, yani gözlemle incelemek gerekir. Durkheim, Comte'un çizgisinden yola çıkıp sosyolojiye farklı bir yön verdi: 1895'te yayımladığı Sosyolojik Metodun Kuralları'nda inceleme konusunu toplumsal olgu olarak belirledi, yani bireyin dışında olup ona baskı uygulayan davranış, düşünce ve duygu kalıplarını.

Sosyolojinin bağımsız bir bilim olarak ortaya çıkışında Sanayi Devrimi ile Fransız Devrimi'nin getirdiği hızlı değişim etkilidir: kentleşme, işçi sorunları ve eski düzenin çözülmesi, toplumun ayrı bir inceleme alanı olmasını gerektirdi.

Durkheim'ın 1897'de yayımladığı İntihar çalışması, en bireysel görünen davranışın bile toplumsal nedenlerle açıklanabileceğini gösterdi. Türkiye'de sosyolojinin kurucusu sayılan Ziya Gökalp, Durkheim'ın etkisinde kaldı; Yeni Mecmua'da Durkheim çizgisinde dayanışmacılık (solidarizm) yazıları yazdı.

Türk sosyologlar sınavda eser üzerinden sorulur ve Gökalp için akılda tutulacak iki kitap şunlardır: 1918'de İstanbul'da basılan Türkleşmek, İslâmlaşmak, Muâsırlaşmak ile 1923'te yayımlanan Türkçülüğün Esasları. Gökalp'e göre Türkçülük kültürel, ekonomik ve siyasal birlik olmak üzere üç aşamada ilerler.

Toplum, karşılıklı etkileşim içinde, ortak kültürü paylaşan, belirli bir coğrafyada yaşayan ve sürekliliği olan insan topluluğudur. Kurum ile kuruluşu karıştırma. Kurum, toplumsal bir ihtiyacı karşılayan kalıplaşmış düzendir (eğitim); kuruluş o düzenin somut örgütlenmesidir (okul).

Sosyal gruplar birincil ve ikincil diye ayrılır: birincil gruplar yüz yüze ve duygusal bağlıdır (aile, arkadaş), ikincil gruplar amaca dayalı ve resmîdir (sendika). Sosyalleşme, bireyin toplumun değer ve davranışlarını öğrenmesidir; aile, okul, arkadaş grubu ve medya aracılığıyla çocuktan yaşlılığa kadar hayat boyu sürer. Ailede temel alışkanlıklar kazanılır, okulda toplumsal kurallar ve beklentiler öğrenilir, arkadaş grubunda eşitler arasında davranış denenir, medya ise bütün bunların üstüne modeller ve değerler ekler.