Doğal Bitki Örtüsü
İklim ve Bitki Örtüsü
Sesli anlatım
Bu konunun seslendirmesi hazırlanıyor. Hazır olduğunda buradan dinleyebileceksin.
Bir yörenin bitkisini biliyorsan iklimini de biliyorsun demektir; tersi de doğru. ÖSYM bu konuya neredeyse tek kapıdan giriyor: sana bitkiyi verip iklimi soruyor ya da iklimi verip bitkiyi. Bu yüzden buradaki hiçbir bitki adını tek başına ezberleme. Kekiği "bir çalı" diye aklında tutarsan hiçbir işe yaramaz; "kekik garigin türüdür, garig makinin tahrip edilmiş hâlidir, maki de Akdeniz'in bitkisidir" zincirini tutarsan soruyu okur okumaz çözersin.
Konunun tamamı birkaç addan ve o adları birbirine bağlayan sebeplerden ibaret; öğrenciyi kaybettiren yer ad listesi değil, birbirine benzeyen ikililer — maki ile psödomaki, bozkır ile dağ çayırı. Türkiye'de bitki örtüsü üç formasyona ayrılır — ağaç, çalı, ot — ve üçü de aynı iki soruya verilmiş farklı cevaptır: buraya yıl içinde ne kadar su düşüyor, kış ne kadar soğuk geçiyor?
Üç formasyon, iki soru
Ağaç formasyonu, yani orman, yağışın bir ağacı ayakta tutmaya yettiği yerde çıkar. Türkiye'de orman kıyı kuşağının işidir: Karadeniz'in tamamı, Akdeniz ve Ege'nin dağ yamaçları, Marmara'nın kuzeyi. İç kesimlere doğru yağış azaldıkça orman çekilir, yerini ota bırakır.
Çalı formasyonu iki ayrı yerde karşına çıkar ve ikisinin sebebi aynı değildir. Akdeniz'de uzun yaz kuraklığının üstüne insan tahribatı gelince maki ve garig doğar. Karadeniz'de ise su boldur; oradaki çalılık kuraklıktan değil, ormanın kesilmesinden geriye kalmıştır.
Ot formasyonu ağacın tutunamadığı yerdedir. İki sebepten tutunamaz: ya su yetmez ya sıcaklık. Suyun yetmediği yerde bozkır, sıcaklığın yetmediği yükseklerde dağ çayırı çıkar. Uzaktan bakınca ikisi de aynı ot denizine benzer, oysa biri kuraklığın diğeri soğuğun eseridir ve sınav sorusu tam olarak bu ayrımın üstüne kurulur.
Ormanı da ikiye ayırarak öğren. Geniş yapraklılar nemi sever ve genellikle kışın yaprağını döker: kayın, gürgen, meşe, kestane, ıhlamur, kızılağaç, çınar. İğne yapraklılar soğuğa ve kuraklığa daha dayanıklıdır, yaprağını dökmez: kızılçam, karaçam, sarıçam, ladin, göknar, sedir, ardıç. Türkiye'de en geniş alan kaplayan orman ağacı meşedir; iklim konusunda en az seçici tür olduğu için Trakya'dan Doğu Anadolu'ya kadar hemen her bölgede yayılış bulur. Orman alanının yaklaşık üçte birini tek başına meşe kaplar, ikinci sırayı Akdeniz kıyılarının ağacı kızılçam alır.
Bugün ülke yüzölçümünün dörtte birinden fazlası orman sayılıyor ve bu alanın dağılışı doğrudan yağış haritasını takip ediyor. Ormanın en seyrek olduğu iller arasında Iğdır, Ağrı ve Şanlıurfa'yı sayabilirsin, ama üçünün sebebi aynı değil: Iğdır dağların arasına sıkışmış çukur bir ovadır ve yağışı alamaz, Şanlıurfa'da kuraklık ülkenin en sert yaşandığı düzeydedir, Ağrı'da ise yükselti tek başına açıklamaz, çünkü sarıçam Doğu Anadolu'da bundan çok daha yukarıya çıkar. Bin beş yüz metreyi aşan bu platonun ovalarındaki bozkır, kurak geçen yazla uzun ve sert karasal kışın birleşik sonucudur; yamaçlardaki ağaçsızlığa yüzyıllardır süren insan tahribi de eklenir.
Bitki örtüsünü belirleyen tek şeyin iklim olmadığını da baştan bilmen gerekiyor. Toprağın kalınlığı ve türü, eğim, yamacın hangi yöne baktığı, deniz seviyesinden yükseklik ve en sonunda insan da işin içindedir. Ama sınav sorusu kurulurken kullanılan değişken neredeyse her zaman iklimdir; diğerleri açıklamada geçer, cevapta değil.