Merkez Teşkilatı ve Devlet Yönetimi

Osmanlı Kültür ve Uygarlık

Sesli anlatım

Bu konunun seslendirmesi hazırlanıyor. Hazır olduğunda buradan dinleyebileceksin.

Bu blokta sana olay sorulmaz, kurum sorulur. Soru kökünde "hangi savaş" yerine "hangi görevli", "hangi usul", "hangi divan üyesi" geçer. Osmanlı Kültür ve Uygarlık bölümünden KPSS Tarih'te her yıl birkaç soru gelir; merkez teşkilatı da bu bölümün en çok karşılık veren parçasıdır, çünkü burada ezberlenecek şey bir olayın tarihi değil bir işin kime ait olduğudur. Bir de şu var: merkez teşkilatı bu bölümdeki hemen her başlığın altına giriyor.

Toprak sistemini, hukuku, eğitimi ve maliyeyi anlatırken de karşına aynı isimler çıkacak. Konunun mantığı tek cümleye sığıyor: yetki tek adamda, iş bölümü kalabalıkta. Padişah karar verir, Divan-ı Hümayun konuşur. Bu ayrımı kurmadan tuğrayı kimin çektiğini ezberlersen bir hafta içinde nişancı ile reisülküttabı karıştırırsın. Kurarsan, hiç duymadığın bir görevlinin işini bile soru kökünden çıkarabilirsin.

Padişahın yetkisi nerede biter

Osmanlı'da yasama, yürütme ve yargı tek elde toplanır; o el padişahındır. Kanunu o çıkarır, orduyu o yönetir, son yargı mercii odur. Divan üyelerini atayan da azleden de kendisidir.

Unvanları dönem dönem birikerek çoğaldı. Kuruluş yıllarında Bey denirdi — Osman Bey, Orhan Bey. Sonra Türk devlet geleneğinden Han ve Hakan, İslam dünyasından Sultan eklendi. I. Murat'a Hüdavendigâr denir.

Fatih, İstanbul'u aldıktan sonra Doğu Roma'nın mirasını sahiplenerek Kayser-i Rum unvanını kullandı. 1517'de Yavuz Sultan Selim Memlük Devleti'ni ortadan kaldırınca halifelik Osmanlı'ya geçti; Yavuz ayrıca Mekke ve Medine'nin koruyuculuğunu anlatan Hâdimü'l-Haremeyn unvanını aldı. Bir soruda unvan verilip padişah isteniyorsa, unvanın hangi olaydan doğduğunu düşün; Kayser-i Rum 1453'ü, Hâdimü'l-Haremeyn 1517'yi işaret eder.

Yeni padişahın tahta çıkışına cülus denir. Cülus töreninde devlet ileri gelenleri yeni padişaha bağlılıklarını bildirir; buna biat denir. Aynı günlerde Kapıkulu askerine cülus bahşişi dağıtılır. Padişahlığın halka ilan edildiği asıl tören ise Eyüp Sultan'da yapılan kılıç kuşanma merasimiydi. Bu üç kelimeyi ayrı ayrı ezberleme, sırayı tut: cülus tahta oturmak, biat kabul etmek, kılıç kuşanmak ilan etmek.

Şimdi konunun en çok yanlış öğrenilen yerine gel. Padişahın yetkisi mutlaktır ama sınırsız değildir. Şer'i hukuka aykırı kanun koyamaz. Onun koyduğu kurallar örfi hukuktur ve şeriatın düzenlemediği alanı doldurur: vergi, toprak, ceza, protokol, memur düzeni. Fatih'in Kanunname-i Âl-i Osman'ı bu örfi hukukun toplandığı ilk büyük derlemedir. Yani padişah kanunun üstünde değil, kanunun bir kısmının kaynağıdır.