Temel İlkeler

Atatürk İlkeleri

Sesli anlatım

Bu konunun seslendirmesi hazırlanıyor. Hazır olduğunda buradan dinleyebileceksin.

Eşleştirmeyi kolaylaştıran bir yol var: her ilkeyi bir sorunun cevabı gibi düşün. Cumhuriyetçilik "devleti kim yönetecek" sorusunun cevabıdır. Milliyetçilik "bu devlet kimin" sorusunun. Halkçılık "içeride kim kimden üstün" sorusunun. Devletçilik "fabrikayı kim kuracak" sorusunun. Laiklik "kanunu kim yapacak" sorusunun. İnkılapçılık ise "peki ne zaman duracağız" sorusunun cevabıdır. Elindeki inkılap hangi soruyu cevaplıyorsa aradığın ilke odur.

İlkeler ne zaman resmîleşti

Altı ilke bir masaya oturulup bir günde yazılmadı. Önce uygulama geldi, isim sonra kondu. Saltanat 1922'de kaldırıldığında ortada "cumhuriyetçilik ilkesi" diye yazılı bir madde yoktu; devlet zaten o yöne yürüyordu.

İki tarih ezberleyeceksin. 1931'de toplanan Cumhuriyet Halk Fırkası kurultayında altı ilke parti programına birlikte girdi. Yani ilkeler önce bir parti programının maddeleridir, devletin maddeleri değil. 5 Şubat 1937'de ise 3115 sayılı kanunla 1924 Anayasası'nın 2. maddesi değiştirildi; madde artık "Türkiye Devleti cumhuriyetçi, milliyetçi, halkçı, devletçi, laik ve inkılapçıdır" diyordu. Parti programındaki altı ok o gün anayasa hükmü oldu.

Bu altısına "temel ilkeler" denmesinin bir sebebi var: anayasaya yazılanlar bunlardır. Millî egemenlik, millî bağımsızlık, çağdaşlaşma, akılcılık gibi kavramlar ise bütünleyici ilkelerdir ve anayasa maddesinde geçmez. Bir soruda altı ilkenin dışında bir kavram sayılıp "temel ilkelerden biridir" deniyorsa orada elemeni yaparsın; bütünleyici ilke temel ilkenin yerine geçmez.