Yaptırım Türleri ve Hak Ehliyeti
Hukukun Temel Kavramları
Sesli anlatım
Bu konunun seslendirmesi hazırlanıyor. Hazır olduğunda buradan dinleyebileceksin.
Bu bloktan sana "hak ehliyeti nedir" diye sorulmaz. Sana bir olay verilir: on altı yaşındaki bir çocuk dedesinden bağış kabul eder, korkutularak imzalatılmış bir senet ortaya çıkar, bir atama işlemi mahkemeye taşınır. Senden istenen, o olayın hangi kutuya düştüğünü söylemek. O yüzden burayı tanım ezberleyerek değil, iki soruyu ayırarak öğreneceksin. Birincisi: kural çiğnendiğinde devlet ne yapar?
Cevabı yaptırım türleridir. İkincisi: bir kişi hukuk sahnesinde neyi kendi eliyle yapabilir? Cevabı ehliyettir. Hukukun Temel Kavramları bölümünde bu ikisi hep birlikte gelir. Buradaki soruların neredeyse tamamı madde metnine dayanıyor; ÖSYM şıkkı kanunun cümlesinden kuruyor ve genellikle tek kelimesini değiştirerek yanlışı üretiyor. Yorum payı yok — hangi maddenin ne dediğini bilirsen cevap kaynaktan çıkar.
Yaptırım, devletin kurala aykırılığa verdiği cevaptır
Bir kuralın arkasında devletin zoru varsa o kural hukuk kuralıdır; yoksa ahlak ya da görgü kuralıdır. İkisini ayıran tek ölçü yaptırımdır. Aykırılığın niteliği değişince devletin cevabı da değişir, sınav da tam bu eşleştirmeyi ister.
Ceza en ağır olanıdır ve yalnız ceza hukukunda görülür. Türk Ceza Kanunu'nun 45. maddesi cezaları ikiye ayırır: hapis cezası ve adli para cezası. Hapsin kendi içinde kademeleri var — ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve süreli hapis (madde 46). Süreli hapis cezası, kanunda aksi belirtilmeyen hâllerde bir aydan az, yirmi yıldan fazla olamaz (madde 49). Adli para cezasını trafikte kesilenle karıştırma: adli para cezasını mahkeme verir, karşılığı bir suçtur; idarenin kestiği para cezasının karşılığı kabahattir ve mahkeme kararı gerekmez.
Cebri icra, borcunu kendiliğinden ödemeyenden alacağın devlet zoruyla alınmasıdır. Burada kimse cezalandırılmaz, yalnızca alacaklının hakkı yerine getirilir. Ödeme emri eline ulaşan borçlu yedi gün içinde icra dairesine itiraz ederse takip durur (İcra ve İflas Kanunu 62. madde); itiraz etmezse takip kesinleşir ve sıra hacze gelir.
Tazminat, hukuka aykırı davranışla verilen zararın giderilmesidir. Amaç cezalandırmak değil, tabloyu zarardan önceki hâline döndürmek; bu yüzden para hazineye değil zarar görene gider. Maddi tazminat mal varlığındaki eksilmeyi karşılar; manevi tazminat ise cebe girmeyen bir kaybı, duyulan üzüntüyü karşılar. Bir soru kökünde "zarar giderildi" ya da "eski hâle getirildi" ifadesini görürsen cezayı değil tazminatı arıyorsun.
İptal, hukuka aykırı bir idari işlemin yargı kararıyla ortadan kaldırılmasıdır ve idare hukukunun kendine özgü yaptırımıdır. İptal kararı işlemi yapıldığı andan itibaren siler; işlem hiç yapılmamış sayılır. Dava açma süresi de bu yaptırımın parçasıdır: özel kanununda ayrı süre yoksa Danıştay'da ve idare mahkemelerinde altmış gün, vergi mahkemelerinde otuz gündür.
Hükümsüzlük ise özel hukuk işleminin hukuki sonuç doğurmamasıdır. Sözleşmeye, evlenmeye, vasiyete bağlanır. Diğer dördü tek parçadır; hükümsüzlük değil, ağırlığına göre bölünüyor ve sınav soruyu çoğunlukla o bölünmenin içinden kuruyor.