Yargı Sistemi ve Mahkemeler
Yargı
Sesli anlatım
Bu konunun seslendirmesi hazırlanıyor. Hazır olduğunda buradan dinleyebileceksin.
Anayasa'nın 9. maddesi tek cümledir ve bu konunun çatısını tek başına kurar: yargı yetkisi Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılır. Hâkim kendi adına karar vermiyor, milletin adına veriyor; yetkiyi oradan alıyor. Maddedeki "ve tarafsız" ibaresi 2017'de eklendi; eski kaynaklarda aynı cümle "bağımsız mahkemelerce" diye biter, "tarafsız" orada yoktur.
Bu konuda sana tanım değil yerleştirme sorulur: bir uyuşmazlık verilir, hangi yargı kolunda ve hangi mercide çözüleceği istenir. Bir de klasik eleme sorusu vardır — aşağıdakilerden hangisi yüksek mahkemelerden biri değildir. O sorunun cevabı neredeyse her zaman ya Sayıştay'dır ya da 2017'de kaldırılmış bir askerî mahkemedir. İkisini de tanıyacaksın: biri hiçbir zaman yüksek mahkeme olmadı, diğeri 2017'de listeden düştü.
Hâkim kimden emir alamaz, kime bağlıdır
Anayasa'nın 138. maddesi bağımsızlığı yasaklarla tarif ediyor ve ÖSYM o fiilleri birer birer okur. Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez, genelge gönderemez, tavsiye ve telkinde bulunamaz. Sondaki "tavsiye" kelimesine dikkat et: hukuken bağlamayan bir öneri bile yasağın içinde.
Aynı madde Meclis'i de sınırlar — görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılmasıyla ilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz, herhangi bir beyanda bulunulamaz. Son fıkra ise terazinin öteki kefesi: yasama ve yürütme organları ile idare mahkeme kararlarına uymak zorundadır, bu kararları hiçbir suretle değiştiremez ve yerine getirilmesini geciktiremez.
Konunun en verimli tuzağı 140. maddede duruyor. Madde şöyle diyor: hâkimler ve savcılar idari görevleri yönünden Adalet Bakanlığına bağlıdırlar. Bir seçenek "hâkimler Adalet Bakanlığına bağlıdır" diye kestirip atıyorsa yanlıştır; bağlılık yalnız idari görevler yönündendir, karar verirken hâkim kimseye bağlı değildir. İki kelimelik bir kayıt, koca bir soruyu çözüyor.
Yargılamanın biçimini 141. madde çiziyor: mahkemelerde duruşmalar herkese açıktır, kapalı yapılmasına ancak genel ahlakın veya kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı hâllerde karar verilebilir. Bütün mahkemelerin her türlü kararı gerekçeli yazılır. Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması yargının görevidir.
Buna 37. maddedeki kanuni hâkim güvencesini ekle: hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz ve böyle bir sonuç doğuran olağanüstü merciler kurulamaz. Anlamı şu — seni yargılayacak mahkeme, suçtan önce kanunla kurulmuş olmak zorunda. Kişiye ya da olaya göre mahkeme kurulamaz.