Eğitimin Toplumsal, Ekonomik ve Politik Temelleri
Eğitimin Temelleri
Sesli anlatım
Bu konunun seslendirmesi hazırlanıyor. Hazır olduğunda buradan dinleyebileceksin.
Okul tarafsız bir yer midir? Bu konunun bütün kuramları aslında tek bir sorunun cevabıdır: okul toplumu birleştiren, yeteneğe göre ayıran bir mekanizma mı, yoksa toplumdaki eşitsizliği kuşaktan kuşağa aktaran bir mekanizma mı? Birinci cevap işlevselcilerin, ikincisi çatışma kuramcılarının.
Bu başlıkta soru üç yönde kurulabilir: bir paragraf verilip hangi kuramın bakışı olduğu sorulur, bir kavram vakada tanımlatılır ya da eşitlik türleri ayırtılır. Üçü de aynı iskelete oturur. Önce toplum içinde birey nasıl oluşuyor, sonra eğitimin toplumdaki işlevleri neler, sonra kuramlar, en sonda da para ve politika.
Toplumsallaşma: birey toplumun içine nasıl girer
Toplumsallaşma (sosyalleşme), bireyin içinde yaşadığı toplumun değerlerini, normlarını ve rollerini öğrenmesi sürecidir. Doğuştan getirdiğin bir şey değildir, sonradan edinilir. Bu sürecin ortamlarını iki katmana ayır. Aile birincil toplumsallaşma ortamıdır; çocuk dili, ilk değerleri ve ilk rolleri burada öğrenir. Okul ikincil ortamdır; aileden farklı olarak resmî kuralların, notun, sırayla konuşmanın ve toplumsal eşitliğin öğrenildiği yerdir. Akran grupları ve kitle iletişim araçları da aynı sürecin parçasıdır.
Okulun kendine özgü bir toplumsallaştırma yolu daha vardır: gizli program (örtük program). Planlanmamış ama öğrencinin yine de öğrendiği şeylerdir. Ders zili çaldığında yerine oturmayı, sıra beklemeyi, hocanın sözünü kesmemeyi kimse bir kazanım olarak yazmadı, ama her öğrenci bunu öğrenir. Terimi eğitim sosyolojisine Philip Jackson kazandırdı.
Küçük bir vaka düşün. Zeynep ilkokula başladığında ilk haftada sırada oturmayı, parmak kaldırmayı, arkadaşlarıyla oyuncak paylaşmayı öğreniyor. Annesi evde ona nezaket kurallarını öğretmişti ama sınıfta bir başka kural geçerli: herkese aynı süre, aynı sıra. Aileden okula geçişte öğrenilen şey, bireysel ilişkiden kurumsal kurala geçiştir. Sınavda "okulun toplumsallaştırma işlevi" ifadesi bu geçişe işaret eder.
Kültürle ilgili üç kavram birbirine yakındır ve kaynaklarda farklı sözcüklerle verilir. Bu yüzden tanıma değil, vakadaki duruma bak.
- Kültürleme, bireyin kendi kültürünü edinmesidir; ailede ve çevrede dil, gelenek ve değerlerin çocuğa geçmesidir.
- Kültürlenme (kültürleşme), iki farklı kültürün karşılıklı etkileşimi sonucunda ortaya çıkan değişmedir. Göç eden bir ailenin çocuğunun hem evdeki hem okuldaki kültürü bir araya getirmesi buna örnektir.
- Kültür aktarımı, eğitimin bir kuşağın birikimini ötekine iletme işlevidir.