Sözcükte Anlam
Sözel Yetenek
Sesli anlatım
Bu konunun seslendirmesi hazırlanıyor. Hazır olduğunda buradan dinleyebileceksin.
"Ayak" sözcüğünü tek başına duyunca aklına bacağın ucu gelir. Şimdi üç cümleye bak: "Çocuğun ayakları soğuktan kızarmıştı." "Masanın bir ayağı kısa, sürekli sallanıyor." "Planın en zayıf ayağı bütçeydi." Sözcük aynı, anlam üç ayrı yerde. Birincisi gerçek anlam, ikincisi yan anlam, üçüncüsü mecaz.
Konunun bütünü bu ayrımın üstüne kurulu. MEB-AGS'de sözcük anlamı soruları neredeyse hep aynı kapıdan girer: altı çizili sözcük bu cümlede hangi anlamda? Soru sözcüğü değil cümleyi soruyor. Bu yüzden her kuralı cümlenin içinde tanımayı öğrenmen gerek; sözlük bilgisi tek başına yetmez.
Gerçek, yan, mecaz ve terim anlam
Gerçek anlam (diğer adıyla temel anlam), sözcüğün akla ilk gelen anlamıdır. "Soğuk su içme, boğazın ağrır." cümlesindeki "soğuk" gerçek anlamdadır.
Yan anlam, temel anlamla bağını koparmadan kazanılan anlamdır. Bağ ya benzerliktir ya da işlev ortaklığı. Masanın ayağı insan ayağı değildir ama aynı işi görür: yükü taşır, yere basar. Dağın eteği, iğnenin gözü, çekmecenin gözü aynı yoldan gelir.
Mecaz anlam, temel anlamdan uzaklaşıp çoğunlukla soyut bir niteliğe kayan anlamdır. "Ağır dolap" tartıda çok çeker. "Ağır söz" ise tartıya konmaz; geriye yalnızca insana dokunan, taşınması zor bir his kalmıştır. "Soğuk karşılama" da öyle: ısıyla ilgisi kalmamış, ilgisizliği anlatır. Renk adları da sık sık mecaza kayar. "Kara bir önlük giymişti." cümlesinde "kara" renktir; "Kara haber sabaha karşı geldi." cümlesinde haberin rengi yoktur, "kara" kötü ve uğursuz demektir. "Tatlı üzüm" gerçek, "tatlı bir dil" mecazdır.
Terim anlam, bir bilim, sanat, spor ya da meslek alanına özgü anlamdır. "Üçgenin iç açılarının toplamı 180 derecedir." cümlesinde "açı" geometri terimidir. "Olaya bir de onun açısından bakmayı dene." cümlesinde ise bakış biçimi demektir. "Perde" de aynı tabloyu çizer: tiyatroda oyunun bir bölümü, müzikte sesin kalınlık derecesi, pencerede ise yalnızca bir örtüdür.
Bazı sözcüklerin gündelik bir karşılığı zaten yoktur; "fotosentez" ya da "ofsayt" nerede geçerse geçsin terimdir. "Kök" de öyle: dil bilgisinde ekler atılınca kalan parçadır, matematikte denklemin çözümüdür, "kavganın kökü"nde başlangıç noktasıdır.