Anlatım Biçimleri ve Düşünceyi Geliştirme Yolları
Paragraf
Sesli anlatım
Bu konunun seslendirmesi hazırlanıyor. Hazır olduğunda buradan dinleyebileceksin.
Mahalledeki fırın hakkında dört ayrı parça yazılabilir. Birinde hamurun nasıl mayalandığı, fırının kaç derecede ısındığı anlatılır. Birinde fırının kapatılmasına karşı çıkılır ve okur mahalleyi savunmaya çağrılır. Birinde sabah altıdaki tezgâh, buğu ve sıcak un kokusu gözünün önüne konur. Birinde de fırıncı Hasan Usta'nın bir bayram gecesi ekmek yetiştirmeye çalışması anlatılır. Konu aynı, yazarın amacı dört ayrı.
Amacın adına anlatım biçimi denir. Amaca giderken elde tutulan araçlara ise düşünceyi geliştirme yolları denir. TYT'de bu iki katman şu köklerle gelir: "Bu parçada aşağıdakilerden hangisine başvurulmamıştır?", "Parçanın anlatımında hangisi ağır basmaktadır?", "Altı çizili cümlede hangi yola başvurulmuştur?" Önce dört biçimi, sonra araçları, en sonunda şıkları metinde nasıl arayacağını göreceksin.
Açıklayıcı ve tartışmacı anlatım: bilgi mi, ikna mı?
Açıklayıcı anlatım, yani açıklama, okura bilgi vermek ve bir şey öğretmek için yazılır. Okuru bir görüşe kazanmaya çalışmaz. Düzenli, tarafsız ve çoğunlukla nesnel bir sunuştur. Ders kitapları, ansiklopedi maddeleri ve kullanım kılavuzları bu biçimle yazılır.
"Hamur mayalandığında içindeki mayadaki mikroorganizmalar şekeri parçalar ve karbon dioksit üretir. Çıkan gaz hamuru kabartır; fırın ısısı bu yapıyı sabitleyerek ekmeğe gözenekli içini verir."
Bu parçada kimse ikna edilmiyor, karşısında durulan bir görüş de yok. Bilgi veriliyor, o kadar.
Tartışmacı anlatım ise bir görüşü savunur ve karşı görüşü çürütmeye çalışır. Amacı okuru ikna etmektir. Üç işaret onu ele verir: karşı görüşün anılması, soru-cevap düzeni ve kanıt sunulması. En tipik kalıbı "Bazıları … sanıyor, oysa …" cümlesidir.
"Kimileri bu sokaktaki fırının artık gereksiz olduğunu söylüyor; marketlerde paketli ekmek zaten var. Oysa taze ekmek yalnızca yiyecek değildir, mahallenin sabah saatini belirleyen bir alışkanlıktır. Fırın kapanırsa o saat de kaybolur."
Soru-cevap düzeni de aynı işi görür: "Peki ekmeği kim fırından alır? Evi yakın olan, sabahı erken başlayan, çocuğunu okula bırakırken uğrayan herkes." Yazar soruyu kendisi soruyor, cevabı kendisi veriyor ve okuru o cevaba doğru çekiyor. Bu bir bilgi aktarımı değil, bir savunmadır.