İsim Cümlecikleri (Noun Clauses)

Dil Bilgisi

Sesli anlatım

Bu konunun seslendirmesi hazırlanıyor. Hazır olduğunda buradan dinleyebileceksin.

"Nobel ödülünü Marie Curie kazandı" cümlesinde ödülü kazanan bir kişi var. Şimdi şunu düşün: "Herkes Marie Curie'nin iki kez Nobel kazandığını biliyor." Burada "biliyor" fiilinin nesnesi bir kişi değil, koca bir cümle. İşte isim cümleciği (noun clause), bir cümlenin özne, nesne ya da tümleç yerine geçen parçasıdır.

İsim gibi davranır ama içinde kendi öznesi ve yüklemi vardır. İngilizcede üç kapıdan girer: that, if / whether ve soru sözcükleri. YDS'de bu konu bir boşluk olarak karşına çıkabilir: Cümlenin başında ya da ortasında bir bağlayıcı eksiktir ve hangisinin uyduğunu bulman gerekir.

That ile kurulan cümlecik

That hiçbir anlam taşımaz; yalnızca arkasındaki tam cümleyi isim yapar. Arkasından gelen kısım öznesiyle yüklemiyle eksiksiz olmalıdır.

  • Nesne olarak: "Researchers believe that the climate is changing faster than expected." Araştırmacılar iklimin beklenenden hızlı değiştiğine inanıyor.
  • Tümleç olarak: "The problem is that funds are limited." Sorun, fonların sınırlı olması.
  • Özne olarak: "That she discovered it surprised everyone." Onu keşfetmiş olması herkesi şaşırttı.

Özne konumunda that uzun cümleyi başa koymak okumayı zorlaştırır. İngilizce bu yüzden cümleciği sona atar, başa it koyar: "It is clear that the experiment failed." Deneyin başarısız olduğu açık. Bir başka yol the fact that kalıbıdır: "The fact that prices rose worried the farmers." Fiyatların artmış olması çiftçileri endişelendirdi. Nesne konumunda that çoğu zaman düşer, ama özne konumunda düşmez.

That cümleciği yalnız fiilden sonra gelmez. Sıfattan sonra da gelir (certain that, sure that, glad that). Bazı isimlerin hemen ardından da gelir ve o ismin içeriğini açar: "Wegener's idea that the continents drift was rejected for decades." Wegener'in kıtaların kaydığı fikri onlarca yıl reddedildi.

Burada that, idea isminin ne olduğunu söylüyor; fikir, iddia, haber, kanıt, olasılık gibi isimlerden sonra tam cümle görürsen that bekle. Edattan sonra ise that bağlacı gelmez (in that ve except that gibi birkaç sabit kalıp dışında). "Despite that he was tired" kuruluşu yanlıştır; edattan sonra "the fact that" gerekir: "Despite the fact that he was tired, he finished the report." Yorgun olmasına rağmen raporu bitirdi.